BirGün Muhabiri, Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçlamasıyla Tutuklu

Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği, BirGün muhabiri bir gazetecinin 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlamasıyla (TCK 217/A) tutuklanmasına 21 Ekim 2026'da karar verdi. Gazetecinin tutukluluğu BirGün'ün 27 Ekim 2026 tarihli paylaşımıyla altıncı gününde olduğu duyuruldu. Dosyada iddianame yoktur, soruşturma sürmektedir ve masumiyet karinesi geçerlidir.
BirGün muhabirinin tutuklanması nasıl gelişti?
Gazeteci, 20 Ekim 2026'da Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü'ne ifade vermek üzere çağrıldı ve burada kendisine gözaltı kararı tebliğ edildi. BirGün, Diken ve Haber7'nin aktardığına göre gözaltı bu şekilde başladı. NTV, Cumhuriyet ve Medyascope ise gözaltının, eski bir RTÜK başkanının şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında yapıldığını bildirdi. Şikâyetin içeriği, soruşturmayı yürüten savcılık ve şikâyetçi konusunda resmî bir açıklama yapılmadı.
Gazeteci 21 Ekim sabahı adliyeye sevk edildi. bianet ve BirGün'ün aktardığına göre savcılık ifadesi saat 12.00'de başladı ve yaklaşık bir saat sürdü. Savcılık, 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlamasıyla tutuklama talebiyle dosyayı hakimliğe gönderdi. Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği aynı gün tutuklama kararı verdi. BirGün'e göre kararda kaçma ve delil karartma şüphesi gerekçe gösterildi. Karar metni bu haber hazırlanırken bulunamadığı için gerekçe yalnızca gazete haberine dayanıyor.
Tutuklamada hangi suçlama gündeme geldi?
Haber kaynakları suçlamayı farklı aktarıyor. ANKA'nın Cumhuriyet'te yayımlanan haberi, Medyascope ve bianet tutuklamanın 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlamasıyla yapıldığını yazıyor. BirGün, Cumhuriyet ve Diken ise bunun yanında 'kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret' suçlamasını da anıyor. Soruşturma dosyasına ilişkin resmî bir açıklama bulunmadığından hangi suçlamanın tutuklamaya esas olduğu karar metni görülmeden kesin biçimde söylenemez.
TCK 217/A maddesi ne öngörüyor?
TCK 217/A, 13 Ekim 2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanun'un 29. maddesiyle Türk Ceza Kanunu'na eklendi. Birinci fıkraya göre, yalnızca halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak amacıyla ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığıyla ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi kamu barışını bozmaya elverişli biçimde alenen yayan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilebilir. İkinci fıkra, suçun gerçek kimliği gizleyerek ya da bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılmasını düzenler. Madde metni mevzuat.gov.tr'de güncel hâliyle kontrol edilmelidir.
Maddenin uygulanması için bilginin gerçeğe aykırı olması, alenen yayılması ve yayma saikinin halkta endişe, korku veya panik yaratmak olması aranır. Değer yargısı içeren ifadelerin bu suç kapsamında değerlendirilemeyeceği yönündeki yaklaşım, Anayasa Mahkemesi kararlarına da yansımış durumda. Bir haberin ya da paylaşımın bu unsurları taşıyıp taşımadığına yargılama sonunda mahkeme karar verecek.
Gazetecinin ifadesi ve savunması neydi?
ANKA'nın Cumhuriyet'te yer alan haberine göre savcılık ifadesinde, Cumhuriyet'te yer alan bir fon soruşturması haberini paylaşıp paylaşmadığı ve eski RTÜK başkanıyla bir bağlantıya dair belgesi olup olmadığı soruldu. Gazeteci bunu hatırlamadığını, yanıltıcı bilgi paylaşmadığını söyledi. Medyascope ve Diken'e göre avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada, hakimlikteki savunması sırasında sözünün kesildiğini ve suçlamanın 'yatarı olmayan' bir suç olduğunu öne sürdü. Bunlar taraf beyanlarıdır, resmî makamlarca doğrulanmamıştır.
BirGün ayrıca gazetecinin Sincan 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda daha önce kaldığı A10 koğuşuna konulduğunu, koğuşun 28 kişilik kapasitesine karşın 60'tan fazla kişinin kaldığını aktardı. Bu bilgi gazetenin aktarımına dayanıyor ve cezaevi idaresi tarafından doğrulanmadı.
Aynı gazeteci daha önce de tutuklanmış mıydı?
Medyascope, bianet ve 24 Saat'in haberlerine göre aynı gazeteci 21 Mart 2026'da Tokat'ın Turhal ilçesinde gözaltına alındı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada 22 Mart 2026'da yine 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlamasıyla tutuklandı ve yaklaşık 75 gün Sincan Cezaevi'nde kaldı. İddianame Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. 5 Haziran 2026'daki ilk duruşmada savcı tutukluluğun devamını istedi, ancak mahkeme gazeteciyi adli kontrol şartı koymadan tahliye etti. Bu dosyadaki yargılama ile Ekim 2026'daki soruşturma ayrı süreçlerdir.
Tutuklamaya muhalefetten tepkiler geldi. Bir siyasi parti genel başkanının gazetecilik faaliyetinin suç sayılamayacağını belirttiği bianet'te aktarıldı. Türkiye Gazeteciler Sendikası verilerine göre Ekim 2022'den 1 Nisan 2026'ya kadar en az 88 gazeteci hakkında toplam 113 soruşturma açıldı ve 29 gazeteci gözaltına alındı. Bu rakamlar sendikaya aittir, bağımsız olarak doğrulanmadı.
Tutuklamaya itiraz ve süreç bundan sonra nasıl işleyecek?
Tutuklama kararına, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK 268/1). İtiraz dilekçesi kararı veren sulh ceza hakimliğine verilir ve itirazı, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK 268/3-b). Bunun dışında tutukluluğun sürmesinin gerekip gerekmediği soruşturma boyunca kanunda öngörülen aralıklarla yeniden incelenir. Şüpheli ve müdafii tahliye talebinde bulunabilir.
Savcılık soruşturmayı tamamladığında kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir ya da iddianame hazırlayabilir. İddianame hazırlanırsa görevli mahkeme önce iddianameyi kabul edip etmeyeceğine karar verir, ardından duruşma açılır. Tutuklama bir mahkûmiyet değil, yargılama sürecinde alınan bir tedbirdir. Suçlamaların doğru olup olmadığını yargılama sonunda mahkeme belirleyecektir.
KaynakBirGün Gazetesi (X)Mevzuat Bilgi SistemiMevzuat Bilgi Sistemi 2
Konu dosyasıCeza Hukuku
Haberden alıntı yapıyorsanız aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.



