22 Eski Hâkim ve Savcıya Hürriyetten Yoksun Kılma Davası

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kapatılan özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde görev yapmış 22 eski hâkim ve savcı hakkında iddianame hazırladı. Haberlere göre iddianame Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi ve sanıklar için kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 10 yıldan 50 yıla kadar hapis isteniyor. Dosya, 19 Ekim 2026 sabahı basında yer aldı.
Haberlerde yer alan bilgiler
Sabah gazetesinin özel haberine göre dava, kamuoyunda "Devrimci Karargâh" adıyla bilinen soruşturma ve yargılamalardaki gözaltı ve tutuklama kararlarıyla ilgili. İddianamede, 2009-2012 yılları arasında İstanbul'da kapatılan ağır ceza mahkemelerinde görev yapan şüpheli eski hâkim ve savcıların bu dosyalardaki işlemleri anlatılıyor.
Haberlere göre sanık sıfatıyla yer alan 22 kişinin tamamı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca FETÖ/PDY iltisakı gerekçesiyle meslekten çıkarılmış eski yargı mensupları. İddianamede, şüphelilerin kararlarını Anayasa'ya, kanuna ve vicdani kanaate uygun biçimde vermedikleri öne sürülüyor. Bu ifadeler iddianamenin savcılık değerlendirmesidir. Henüz bir mahkeme kararı ya da mahkûmiyet söz konusu değil.
Resmî açıklama ve teyit durumu
Dosyaya ilişkin ayrıntıların büyük bölümü Sabah'ın haberine dayanıyor. Aynı bilgiler başka haber kuruluşlarında da yer aldı. Süper Haber'in sayfasında yayın saati 19 Ekim 2026, 10.59 olarak görünüyor. Başsavcılık ya da mahkeme tarafından yapılmış ayrı bir basın açıklamasına ulaşılamadı. Bu nedenle iddianame içeriği, haberlerde aktarıldığı kadarıyla ele alınıyor.
Hangi suç tipi gündemde?
Haberlere göre eski yargı mensuplarının TCK'nın 109/1, 109/3-d ve 53/1 maddeleri uyarınca, her bir mağdura yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması isteniyor. Bu, her mağdur bakımından ayrı bir suç değerlendirmesi yapıldığı anlamına geliyor.
TCK'nın 109. maddesi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu düzenler. Temel hâlinde, bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülür. Fiilin cebir, tehdit veya hile ile işlenmesi hâlinde ceza iki yıldan yedi yıla kadardır. Maddenin üçüncü fıkrası ise nitelikli hâlleri sıralar ve bu hâllerde ceza artırılır. İddianamede anılan "kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması" bu nitelikli hâllerden biri olarak gündeme getiriliyor. Haberlerdeki 10 ila 50 yıl aralığı, bu artırımlı çerçeveye ve mağdur sayısına bağlı olarak talep edilen miktarı gösteriyor. Nihai ceza, ancak mahkemenin delil değerlendirmesi sonunda belirlenebilir.
Tazminat davaları ve kovuşturma izni
Haberlerde aktarılan gerekçeye göre dosyanın arka planında koruma tedbirleri nedeniyle açılan tazminat davaları var. Beş mağdur, yıllarca özgürlüklerinden yoksun kaldıktan sonra beraat etti ve Hazine aleyhine açtıkları tazminat davalarını kazandı. Bu tür tazminat talepleri, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun koruma tedbirleri nedeniyle tazminatı düzenleyen hükümlerine dayanır. Başsavcılığın, Hazine'nin ödediği tutarlar nedeniyle kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle harekete geçtiği belirtiliyor.
Hâkim ve savcılar hakkında görevlerinden doğan suçlar nedeniyle soruşturma ve kovuşturma, özel bir izin rejimine bağlı. Haberlere göre HSK 2. Dairesi, 8 Ekim 2024 tarihli kararıyla kovuşturma izni verdi. Sanıkların meslekten çıkarılmış olması, davanın diğer sanıklarla aynı usul kurallarına göre yürütülmesini değiştirmiyor.
Yargılama bundan sonra nasıl işler
İddianamenin kabulü, Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca mahkemenin iddianameyi şekil ve içerik bakımından yeterli bulması ve kovuşturma aşamasına geçilmesi demektir. Bu karar, sanıkların suçlu bulunduğu anlamına gelmez. Sonraki adımlar şöyle sıralanabilir:
- Mahkeme tensip zaptı düzenler, duruşma gününü belirler ve sanıklara iddianameyi tebliğ eder.
- Duruşmada sanıklar savunma yapar, tanıklar dinlenir, belgeler incelenir ve taraflar delillerini sunar.
- Mahkeme beraat, mahkûmiyet ya da başka bir hüküm verebilir.
- Hükme karşı istinaf ve temyiz yolları açıktır; karar bu süreç tamamlanmadan kesinleşmez.
Haberlerde yargılamanın önümüzdeki günlerde başlayacağı belirtiliyor. Duruşma tarihi henüz kamuoyuna duyurulmadı.
Sanık hakları ve masumiyet karinesi
Sanıklar, Anayasa ve CMK kapsamında savunma hakkına, avukat yardımından yararlanma hakkına, delillerin toplanmasını isteme hakkına ve susma hakkına sahip. Mahkeme kesin hüküm verene kadar herkes masum sayılır. İddianamedeki nitelemeler savcılığın görüşünü yansıtır, mahkemenin tespiti değildir.
Bir ceza davasında sanık olarak yer alan kişiler, hukuki durumlarını değerlendirmek için ceza yargılamasına ilişkin hukuki destek alabilir. Yargılamanın seyri, duruşma tutanakları ve mahkemenin gerekçeli kararı açıklandıkça dosyanın hukuki boyutu netleşecek.
Merak edilenler
TCK 109 kapsamında ceza ne kadar?
Temel hâlde bir yıldan beş yıla kadar hapis öngörülür. Haberlere göre iddianamede nitelikli hâl nedeniyle her mağdur için 10 yıldan 50 yıla kadar hapis isteniyor.
İddianamenin kabulü ne anlama gelir?
Mahkeme iddianameyi usul bakımından yeterli bulmuş ve kovuşturma aşamasına geçilmiştir. Bu karar bir mahkûmiyet değildir.
Dava ne zaman başlayacak?
Haberlerde yargılamanın önümüzdeki günlerde başlayacağı belirtiliyor. Duruşma tarihi henüz duyurulmadı.
Sanıklar hakkında karar verildi mi?
Hayır. Yargılama başlamadı, sanıklar hakkında masumiyet karinesi geçerli.
Kaynak: X paylaşımı: Sabah (@sabah), 19 Ekim 2026 11.30 · Sabah, 19 Ekim 2026: Devrimci Karargah dosyasında 22 eski hâkim ve savcıya yeni dava · Süper Haber, 19 Ekim 2026: Devrimci Karargâh iddianamesi haberi · Memurlar.net, 19 Ekim 2026: Devrimci Karargah iddianamesi kabul edildi · Mevzuat Bilgi Sistemi: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · Mevzuat Bilgi Sistemi: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
Haberden alıntı yapıyorsanız aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.


