Danıştay: Ödeme Emri Davalarında Maktu Vekâlet Ücreti Uygulanacak

Arşiv Bu yazı 23 Ekim 2026 tarihinde siteye eklenmiştir; anlatılan gelişme 18 Temmuz 2026 tarihlidir. Bilgiler eklenme günü itibarıyla gözden geçirilmiştir.
Danıştay 8. Dairesi, trafik cezasına dayanan bir ödeme emrinin iptali davasında Trabzon İdare Mahkemesi'nin hükmettiği vekâlet ücretini kanun yararına bozdu. Karar, 18 Temmuz 2026 tarihli ve 33313 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Bu tür davalarda vekâlet ücretinin nasıl belirleneceğini netleştiren karar, aradan geçen yaklaşık üç ayda değiştirildiğine ya da geri alındığına dair bir bilgiye rastlanmadığı için emsal olarak güncelliğini koruyor.
Dosyada ne oldu?
Haberlere göre dosyanın başlangıcı Trabzon'da bir sürücüye kesilen 2.167 TL'lik idari para cezasıdır. Cezanın tahsili için ödeme emri düzenlenince sürücü, emrin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Trabzon İdare Mahkemesi'nde dava açtı. Mahkeme ödeme emrini kısmen iptal etti ve davacının idareye 2.492 TL vekâlet ücreti ödemesine hükmetti. Mahkeme bu tutarı belirlerken, mevzuattaki 'hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez' kuralını esas aldı.
Danıştay Başsavcılığı bu karara karşı kanun yararına temyiz yoluna başvurdu. Danıştay 8. Dairesi, ödeme emrinin başlı başına bir idari işlem olduğunu, dolayısıyla açılan davanın iptal davası niteliğinde bulunduğunu belirtti. Daireye göre mahkemenin nispi (orana dayalı) vekâlet ücretine hükmetmesi hukuka aykırıydı ve karar bu yönüyle kanun yararına bozuldu.
Kararın özü: maktu ücret esas alınacak
Haberlerde aktarıldığına göre Daire, ödeme emrine dayanan davada mahkemenin ödenen tutarın iadesine hükmetmesinin davayı tazminat davasına çevirmeyeceğini de vurguladı. Yani davanın niteliğini belirleyen, mahkemenin verdiği hükmün parasal sonucu değil, dava konusu işlemdir. Ödeme emri iptali gibi parasal nitelik taşımayan davalarda kabul veya ret edilen miktara bağlı tavan kuralı uygulanamıyor. Bu davalarda kaybeden tarafa Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ndeki maktu vekâlet ücreti yükleniyor.
Resmî Gazete özetini yayımlayan site ile haberlerde, 2026 tarifesinde idare mahkemelerinde duruşmasız davalar için 30.000 TL, duruşmalı davalar için 40.000 TL maktu ücret öngörüldüğü belirtiliyor. Bu tutarlar, ilk derece mahkemesinin hükmettiği 2.492 TL ile kıyaslandığında fark büyük. Özet sitenin kendisinin resmî bir kaynak olmadığını açıkça belirttiğini de not etmek gerekir; karar ilanının kendisi Resmî Gazete'nin ilgili sayısında yer alıyor.
Kanun yararına bozma ne anlama geliyor?
Kanun yararına temyiz, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesinde düzenlenen olağanüstü bir kanun yoludur. Danıştay Başsavcısı, kesinleşmiş ve hukuka aykırı sonuç doğuran idare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı bu yola başvurabilir. Temyiz isteği yerinde görülürse karar kanun yararına bozulur. Bu bozma, daha önce kesinleşen kararın taraflar bakımından doğurduğu hukuki sonuçları ortadan kaldırmaz.
Dolayısıyla Trabzon'daki dosyada taraflar açısından fiilen bir değişiklik olmuyor. Kararın değeri, Danıştay'ın aynı hatanın başka mahkemelerde tekrarlanmaması için yaptığı hukuki tespitte yatıyor. Kararın bağlayıcı bir içtihadı birleştirme kararı olmadığı, ancak Danıştay dairesinin yol gösterici bir yorumu olduğu akılda tutulmalıdır.
Uygulamada ne değişebilir?
Karar, özellikle düşük tutarlı trafik cezalarına karşı açılan davalarda dava maliyetini yeniden hesaplamayı gerektiriyor. Cezanın kendisi birkaç bin lira olsa da dava kaybedilirse karşı tarafın lehine hükmedilecek vekâlet ücreti, Tarife'deki maktu tutardan belirlenebilecek. Bu nedenle ödeme emrine karşı dava açmayı düşünenlerin, yalnızca ceza tutarına değil olası yargılama gideri yüküne de bakması gerekiyor.
Bunun yanında karar, idare mahkemelerinin ödeme emri davalarındaki vekâlet ücreti uygulamasında tek tip bir ölçüt oluşturma eğilimini gösteriyor. Her dosyada vekâlet ücretinin davanın sonucuna, duruşma yapılıp yapılmadığına ve tarife hükümlerine göre belirleneceği unutulmamalıdır. Kısmen kabul edilen davalarda tarafların nasıl bir paylaşıma gidileceği ise mahkemenin dosyaya özgü değerlendirmesine bağlıdır.
Bundan sonra süreç nasıl işler?
Kanun yararına bozma kararı Resmî Gazete'de yayımlandığı için kamuoyuna açıktır. İlk derece mahkemeleri bundan sonraki benzer davalarda bu yorumu dikkate alabilir. Devam eden dosyalarda taraflar, vekâlet ücretine ilişkin itirazlarını kanunda öngörülen süre içinde ve yetkili merciye sunarak bu kararı dayanak gösterebilir. Hâlihazırda kesinleşmiş dosyalar için ise bu karar tek başına yeniden yargılama imkânı doğurmaz.
Kaynak niteliğindeki karar metninin esas ve karar numarası, kararın tam gerekçesi bu haberin dayandığı kaynaklarda yer almadığı için burada belirtilmedi. Ayrıntılı bilgi için Resmî Gazete'nin 18 Temmuz 2026 tarihli sayısındaki Danıştay Kararları bölümüne bakılabilir.
Merak edilenler
Maktu vekâlet ücreti ne demek?
Davanın parasal değerine bakılmadan Tarife'de önceden belirlenen sabit ücrettir. Danıştay, ödeme emri iptal davalarında bunun esas alınmasını istedi.
Kanun yararına bozma neyi değiştirir?
Kesinleşmiş kararın taraflar bakımından sonuçlarını kaldırmaz. Benzer davalarda hatanın tekrarını önleyen emsal niteliği taşır.
Karar hangi tarihli Resmî Gazete'de?
Karar, 18 Temmuz 2026 tarihli ve 33313 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.
Ödeme emri davası açmak riskli mi?
Dava kaybedilirse Tarife'deki maktu vekâlet ücreti yüklenebilir. Bu nedenle ceza tutarıyla birlikte olası yargılama gideri de hesaba katılmalıdır.
KaynakResmî Gazete 33313Resmî Gazete2577 sayılı İdari Yargılama Usulü…
Konu dosyasıİdare Hukuku
Haberden alıntı yapıyorsanız aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.



