Danıştay Kanun Yararına Bozdu: Dava Süresinde İlk Dilekçe Esas Alınmalı

Arşiv Bu yazı 23 Ekim 2026 tarihinde siteye eklenmiştir; anlatılan gelişme 15 Eylül 2026 tarihlidir. Bilgiler eklenme günü itibarıyla gözden geçirilmiştir.
Danıştay Altıncı Dairesi, İstanbul Beşiktaş'taki bir yapıya ait yapı kayıt belgesinin iptali davasında, Bölge İdare Mahkemesi'nin süre aşımı gerekçesiyle verdiği ret kararını 22 Haziran 2026'da oy birliğiyle kanun yararına bozdu. Karar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi çerçevesinde verildi ve 15 Eylül 2026 tarihli, 33371 sayılı Resmî Gazete'nin Yargı Bölümü'nde yayımlandı.
Danıştay Altıncı Dairesi Beşiktaş'taki yapı kayıt belgesi davasında ne karar verdi?
Daire, bölge idare mahkemesinin davayı süre aşımından reddetmesini hukuka aykırı buldu ve bu kararı kanun yararına bozdu. Resmî Gazete'deki karar özetine göre uyuşmazlık, Beşiktaş'ta bulunan bir yapının yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin işlemden doğdu. Bölge mahkemesi, ilk dilekçedeki dava açma tarihini değil, sonradan yenilenen dilekçenin tarihini esas alarak süreyi hesaplamıştı. Danıştay bu hesaplamayı yerinde görmedi.
Karar metninde taraflar ya da yapının sahipleri anılmıyor. Resmî Gazete'de yayımlanan özette esas ve karar numarası da yer almıyor; bu nedenle haberde yalnızca yayımlanan bilgiler kullanıldı.
Dava süresi nasıl hesaplandı, hangi tarihler esas alındı?
Kararda üç tarih öne çıkıyor: iptal işleminin tebliği 31 Mart 2023'te yapıldı, ilk dava 9 Mayıs 2023'te açıldı, yenileme dilekçesi ise 26 Temmuz 2023 tarihini taşıyor. Danıştay'a göre 60 günlük yasal dava süresi içinde açılan ilk dava esas alınmalıydı. Bölge mahkemesi ise 26 Temmuz 2023 tarihli dilekçeyi başlangıç kabul ettiği için davayı süresinde açılmamış saydı.
Karar özetinde yenileme dilekçesinin hangi nedenle verildiği anlatılmıyor. Dairenin vardığı sonuç şu: dilekçe sonradan yenilenmiş olsa da, süreye uygun açılmış bir ilk davanın tarihi göz ardı edilerek süre aşımı sonucuna varılamaz.
Kanun yararına bozma nedir ve taraflar için sonucu değiştirir mi?
Kanun yararına bozma, kesinleşmiş bir yargı kararındaki hukuka aykırılığın Danıştay tarafından tespit edilmesi yoludur. 2577 sayılı Kanun'un 51. maddesi, kanun yararına temyiz yolunu düzenler. Bu yol, istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen ve yürürlükteki hukuka aykırı sonuç doğuran kararlar için işler. Madde metni, bozmanın kesinleşmiş merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmayacağı yönünde hüküm içerir.
Dairenin kararı da bu nedenle "hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere" verildi. Başka bir deyişle, bozma kararı dosyadaki taraflar bakımından ret hükmünün sonucunu geri almıyor. Karar, hukuka aykırılığı tespit ediyor ve benzer uyuşmazlıklarda hangi hukuki yaklaşımın doğru olduğunu gösteriyor. Bu madde metni mevzuat sitesinden ve eski bir kopyadan okunarak aktarıldı. Fıkra numaralarına ve güncel ibarelere ilişkin ayrıntı için kanunun güncel metnine bakılmalıdır.
2577 sayılı Kanun'un 51. maddesine ilişkin Anayasa'ya aykırılık talebi neden reddedildi?
Danıştay, 51. maddedeki "bozma kararı kesinleşmiş merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz" hükmünün Anayasa'nın 36. ve 10. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluna gidilmesi talebini yerinde görmedi. Anayasa'nın 36. maddesi hak arama hürriyetini, 10. maddesi kanun önünde eşitliği düzenler. Talebin kimden geldiği özette belirtilmiyor.
Dairenin bu konudaki gerekçesinin ayrıntıları yayımlanan özette yer almıyor. Haberde yalnızca talebin reddedildiği aktarılıyor. Gerekçe, Resmî Gazete'deki tam metinden okunabilir.
Dava süresi ve yenileme dilekçesi uyuşmazlıklarında bundan sonra ne olur?
Karar, bu dosyadaki ret hükmünü değiştirmiyor, ancak idari yargıda süre hesabına ilişkin bir ölçüt sunuyor. Süresinde açılmış bir davanın tarihi, sonradan verilen yenileme dilekçesinin tarihiyle yer değiştirmemeli. Yapı kayıt belgesi gibi imar ve yapı işlemlerine karşı açılan davalarda süre aşımı itirazı sık gündeme geldiği için karar, bu tür dosyaları yürüten taraflar bakımından önem taşıyor. Bu konuda başka bir Danıştay emsali araştırmada tespit edilemedi. Altıncı Dairenin yapı kayıt belgesine ilişkin diğer kararları farklı konulara dayanıyor.
İdari işleme karşı dava açacak kişiler, işlemin tebliğ tarihini ve kanunda öngörülen dava açma süresini belgelendirmelidir. Dilekçe sonradan yenilenecekse ilk dilekçenin süresinde açıldığı kayıtlarla gösterilmelidir. Dosyada somut hak kaybı doğup doğmadığı, ilgili mahkeme kararı ve tebligat belgeleri üzerinden değerlendirilir.
Karar hangi tarihte verildi, ne zaman yayımlandı?
Danıştay Altıncı Dairesi kararını 22 Haziran 2026'da verdi. Karar, aradan yaklaşık üç ay sonra, 15 Eylül 2026'da Resmî Gazete'de yayımlandı. Bazı kaynaklarda bu iki tarih karıştırılabiliyor. Resmî Gazete özetinde karar tarihi 22 Haziran 2026, yayım tarihi 15 Eylül 2026 olarak geçiyor. Haberin yazıldığı 23 Ekim 2026 itibarıyla karara ilişkin başka bir gelişme ya da yeni bir yargı süreci kamuya yansımadı.
Merak edilenler
Kanun yararına bozma ne demek?
Kesinleşmiş bir kararın hukuka aykırılığının Danıştay tarafından tespit edilmesidir. Kesinleşmiş hükmün taraflar arasındaki sonucunu kaldırmaz.
Karar hangi Resmî Gazete'de yayımlandı?
Karar, 15 Eylül 2026 tarihli ve 33371 sayılı Resmî Gazete'nin Yargı Bölümü'nde yayımlandı.
Dava süresi için hangi tarih esas alındı?
Danıştay, 60 günlük sürede 9 Mayıs 2023'te açılan ilk davayı esas aldı. 26 Temmuz 2023 tarihli yenileme dilekçesini esas almadı.
AYM'ye itiraz talebi kabul edildi mi?
Hayır. Danıştay, 2577 sayılı Kanun'un 51. maddesi için Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluna gidilmesi talebini yerinde görmedi.
KaynakResmî Gazete ÖzetiResmî Gazete2577 sayılı İdari Yargılama Usulü…
Konu dosyasıİdare Hukuku
Haberden alıntı yapıyorsanız aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.



