İstanbul'da Aklama Soruşturmasında 12 Şüpheli Adliyeye Sevk Edildi

İstanbul'da yürütülen "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" soruşturmasında gözaltına alınan 12 şüpheli, 26 Ekim 2026'da emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Suç tipi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 282. maddesinde düzenleniyor. Şüpheliler hakkında henüz bir tutuklama, adli kontrol ya da mahkûmiyet kararı yok.
İstanbul'daki aklama soruşturmasında 12 şüpheli adliyeye nasıl sevk edildi?
Şüpheliler, 24 Ekim 2026'da yapılan operasyonun ardından gözaltında tutulduktan sonra 26 Ekim sabahı adliyeye getirildi. BirGün, haberler.com, NTV ve Dünya Gazetesi'nin aktardığına göre soruşturmayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor. İHA ve DHA kaynaklı haberler de aynı gelişmeyi duyurdu.
DHA ve Dünya Gazetesi'nde yer alan bilgiye göre soruşturmada 14 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Bunlardan 12'si yakalandı, 2'sinin firari olduğu belirtildi ve yakalanmaları için çalışma yapıldığı aktarıldı. Haberlerde gözaltına alınanlar arasında bazı şirket yöneticilerinin bulunduğu da yazıyor. Bu haberde şüphelilerin kimlikleri yer almıyor.
Bu içerik, Başsavcılığın ayrıntılı bir yazılı açıklamasına değil, haber kuruluşlarının aktardığı bilgilere dayanıyor. Aynı ajans metnini kullanan siteler tek kaynak sayıldı. Gelişmeyi birbirinden ayrı biçimde NTV, Dünya Gazetesi, DHA ve BirGün de duyurdu. Sitemizde yayımlanan daha önceki bir soruşturma haberi, bazı haberlerde aynı dosyayla bağlantılı olarak anılan sürecin önceki aşamalarına ilişkin bilgi içeriyor.
Soruşturmada hangi iddialar öne çıkıyor?
Haberlere göre soruşturma, İstanbul'da, yurt içinde ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı iddiasına dayanıyor. Haberlerde soruşturmanın, yabancı uyruklu iki kişinin anlatımları üzerine başlatıldığı belirtiliyor. Bu bilgiler iddia niteliğindedir, mahkemece doğrulanmış olgu değildir.
Haberlerde aktarılan iddialar arasında 80 milyon euro tutarında bir sözleşme, 100 milyon euro tutarında bir havale ya da transfer, 1 milyar euro tutarındaki bir fonun kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edilmesi ve 1,5 milyon euro tutarında bir tekne satışı yer alıyor. Bu işlemlerin hukuka aykırı olup olmadığını soruşturma sonunda yetkili makamlar değerlendirecek.
Bazı haberlerde, soruşturmanın daha önce tutuklama kararı verilen bir dosyayla bağlantılı olduğu, bir siyasetçi hakkındaki iddiaların ise ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderileceği ifade ediliyor. Bu bilgiler tek bir haber kaynağında yer aldığı için kesin olgu olarak sunulamaz, resmî bir açıklamayla da teyit edilmemiştir.
TCK 282 kapsamında aklama suçu nasıl düzenleniyor?
Aklama suçu, TCK 282. maddesinde düzenlenir. Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan değeri yurt dışına çıkaran ya da kaynağını gizlemek veya meşru görünüm kazandırmak amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutan kişiye, maddenin birinci fıkrasına göre üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörülür.
Suç konusu değeri bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi için ayrı bir ceza öngörülmüştür. Suçun, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza artırılır. Kovuşturma başlamadan önce suç konusu değerlerin ele geçirilmesini sağlayan ya da yerini bildirerek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında ise bu suçtan ceza verilmez.
Aklama suçunun oluşması için kaynağı olan bir "öncül suç" gerekir. Bu nedenle soruşturmada, paranın hangi suçtan kaynaklandığının ve işlemlerin gerçekten aklama amacı taşıyıp taşımadığının delillerle ortaya konması gerekecek. Şu an bu konuda mahkemece kabul edilmiş bir tespit bulunmuyor.
Gözaltı süresi ve adliyedeki süreç nasıl işliyor?
Şüpheliler adliyeye sevk edildikten sonra önce Cumhuriyet savcılığında ifade verir. Gözaltı süresi, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 91. maddesine göre yakalama anından itibaren 24 saati geçemez. Üç veya daha fazla kişinin birlikte işlediği toplu suçlarda savcı, delillerin toplanmasındaki güçlük ya da şüpheli sayısının fazlalığı nedeniyle her defasında bir günü geçmemek üzere yazılı emirle en fazla üç gün uzatma yapabilir. Anayasa'nın 19. maddesi de toplu suçlarda dört günlük üst sınırı öngörür. Operasyonun 24 Ekim, sevkin 26 Ekim'de yapıldığı bildirildiği için süre bu sınırlar içinde görünüyor.
İfade alındıktan sonra savcı, gerekli görürse şüpheliler hakkında sulh ceza hâkimliğinden tutuklama ya da adli kontrol talep edebilir. Hâkim her şüpheli için ayrı karar verir. Tutuklama, CMK 100'deki koşullara, adli kontrol ise CMK 109'daki tedbirlere dayanır. Hâkimlik, tutuklama talebini reddedip şüpheliyi serbest de bırakabilir. Hangi şüphelilerin hangi kararla karşılaşacağı, bu haber yazıldığı sırada açıklanmış değil.
Şüphelilerin hakları ve itiraz yolları neler?
Her şüpheli, avukat yardımından yararlanma, susma hakkını kullanma ve hakkındaki suçlamayı öğrenme hakkına sahiptir. Avukatlar gözaltı sürecinde hâkimliğe başvurarak gözaltına itiraz edebilir; bu itiraz sulh ceza hâkimliğine yapılır (CMK 91/5).
Tutuklama ya da adli kontrol kararı verilirse, karara karşı kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. Dilekçe kararı veren sulh ceza hâkimliğine verilir, itirazı ise yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK 268). Tutuklama bir mahkûmiyet değildir. Soruşturma sonunda yeterli şüphe varsa savcılık iddianame düzenler, iddianameyi kabul eden mahkeme yargılamayı başlatır; suçun sabit olduğuna ancak yargılama sonunda verilecek ve kesinleşecek bir kararla hükmedilebilir.
Soruşturma bundan sonra nasıl ilerleyecek?
Adliyedeki işlemlerin ardından firari iki şüphelinin yakalanması, bankacılık ve şirket kayıtlarının incelenmesi, yurt dışı işlemlere ilişkin bilgi alınması ve gerekirse bilirkişi raporu hazırlanması bekleniyor. Mal varlığı değerlerine el koyma gibi koruma tedbirleri de ayrı bir hâkim kararıyla gündeme gelebilir. Şüphelilerin hiçbiri hakkında suçlu olduklarına dair bir hüküm bulunmuyor ve masumiyet karinesi tüm şüpheliler için geçerlidir.
Merak edilenler
Aklama suçu TCK'nin hangi maddesinde?
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu, 5237 sayılı TCK'nin 282. maddesinde düzenlenir. Birinci fıkradaki ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıdır.
Toplu suçta gözaltı süresi en fazla kaç gün?
Üç veya daha fazla kişinin işlediği toplu suçlarda gözaltı, CMK 91'e göre uzatmalarla en fazla dört güne çıkabilir. Anayasa'nın 19. maddesi de aynı üst sınırı öngörür.
Tutuklama kararına itiraz süresi ne kadar?
Karara karşı kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. Dilekçe kararı veren sulh ceza hâkimliğine verilir, itirazı asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler.
Adliyeye sevk edilmek suçlu olmak demek mi?
Hayır. Adliyeye sevk, şüphelilerin savcılık ve hâkimlik önüne çıkarılması anlamına gelir. Suçun sabit olduğuna ancak yargılama sonunda verilen ve kesinleşen bir kararla hükmedilebilir.
KaynakBirGün Gazetesi (X)BirGünhaberler.comNTVDünya GazetesiDHAMevzuat Bilgi SistemiMevzuat Bilgi Sistemi 2
Konu dosyasıCeza Hukuku
Haberden alıntı yapıyorsanız aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.



