Boğaziçi Davasında Savcı Mütalaası: Gazeteci Can Öztürk Beraat İstedi

İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki Boğaziçi Üniversitesi protesto davasında savcı, 23 Ekim 2026'daki beşinci duruşmada T24 muhabiri Can Öztürk'ün beraatini, 14 öğrencinin ise cezalandırılmasını istedi. Sanıklar mütalaaya karşı savunma hazırlamak için süre talep etti ve duruşma 11 Ocak 2027'ye ertelendi. Haber, T24, Cumhuriyet ve BİA'nın aktardığı bilgilere dayanıyor; karar henüz verilmedi.
Boğaziçi'ndeki protesto davasında savcı ne talep etti?
Savcı, esas hakkındaki mütalaasında iki ayrı talepte bulundu. Gazeteci Can Öztürk için, olay tarihinde gazeteci olarak görev yaptığını ve haber takibi amacıyla olay yerinde bulunduğunu belirterek beraat istedi. Haberlere göre savcı, Öztürk hakkında cezalandırmaya yeterli ve kesin delil bulunmadığını ifade etti.
Aynı mütalaada 14 öğrencinin kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşe katılmak, ihtara rağmen dağılmamak ve görevli polislere direnmek suçlarından cezalandırılması istendi. Bu talep savcılık makamının iddiasıdır. Öğrenciler suçlamaları reddediyor ve mahkeme henüz hüküm kurmadı.
Dava hangi olaya ve hangi suçlamalara dayanıyor?
Dava, Boğaziçi Üniversitesi'nde 13 Mayıs 2025'te ilahiyatçı Nurettin Yıldız'ın konuşmacı olarak davet edilmesine tepki gösteren protestolara dayanıyor. Olayların ardından çok sayıda öğrenci gözaltına alındı. Bildirildiğine göre 82 öğrenci emniyetteki sorgunun ardından serbest bırakıldı, aralarında Öztürk'ün de bulunduğu 15 kişi adliyeye sevk edildi.
Sonrasında 15 kişi hakkında iki suçlamayla dava açıldı: görevi yaptırmamak için direnme ve kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama. Yargılama İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülüyor.
Savcının mütalaasında hangi iddialar öne çıktı?
Mütalaanın içeriğine göre öğrenciler, Kuzey Kampüs'te polislerin oluşturduğu güvenlik hattına toplu biçimde yüklendi. Savcılık, istinat panolarının yıkılması sonucunda bazı kişilerin inşaat çukuruna düşüp yaralandığını ileri sürdü. Mütalaada, yaralılardan birinin parmağında kırık oluştuğu, diğerlerinin yaralarının ise basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek düzeyde olduğu belirtildi. Bunlar iddia niteliğindedir ve yargılamada tartışılacaktır.
Savunma tarafı ise müşteki polis amirinin sağlık raporlarının birbiriyle çelişkili olduğunu savundu. Öte yandan Öztürk'ün gazeteci olduğunu söylemesine rağmen basın kartının parçalandığı ve boğazının sıkıldığı iddia edildi. Bu iddiaya ilişkin kolluk tarafının bir açıklaması haberlerde yer almıyor.
2911 sayılı Kanun ve TCK 265 ne öngörüyor?
2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 32. maddesinin birinci fıkrası, kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanların ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmakta ısrar etmesi halinde 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Maddenin devamı, ihtara rağmen kolluk görevlilerine karşı cebir veya tehditle direnilmesi durumunda ayrıca TCK 265 kapsamındaki suçtan ceza verilmesine işaret ediyor. Bu fıkra mevzuat.gov.tr üzerindeki metinden doğrulandı.
TCK 265, kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılmasını görevi yaptırmamak için direnme suçu olarak düzenliyor. Suçun oluşması için cebir ya da tehdit unsurunun mahkemece somut delillerle belirlenmesi gerekir. Bu nedenle tutanaklar, sağlık raporları ve görüntü kayıtlarının değerlendirilmesi dosyanın seyri açısından belirleyici olacak.
Savcının mütalaası mahkemeyi bağlamaz. Mahkeme, mütalaaya ve savunmalara bakarak delilleri kendisi değerlendirir; beraat, mahkûmiyet ya da başka bir hüküm kurabilir. Bu aşamada kimse hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet yoktur ve masumiyet karinesi sürüyor.
Boğaziçi davası bundan sonra nasıl ilerleyecek?
Sanıklar ve müdafileri mütalaaya karşı esas hakkında savunmalarını sunmak için süre istedi. Mahkeme bu talep üzerine duruşmayı 11 Ocak 2027'ye erteledi. Haberlere göre o duruşmada karar çıkması bekleniyor. Savunmalar alındıktan sonra mahkeme hükmü açıklayabilir ya da başka bir usul işlemi yapabilir.
Hüküm açıklandığında kanun yollarına başvuru süresi ve merci, gerekçeli kararın niteliğine ve verilen cezaya göre belirlenecek. Bu konuda kanunda öngörülen süreler hüküm sonrasında netleşecek. Kamuoyunda izlenen dosyada gazeteci hakkında beraat istenmesi ve öğrenciler hakkında hapis talebinde bulunulması, savunma aşamasını önemli kılıyor.
Merak edilenler
Savcı Can Öztürk için ne talep etti?
Savcı, Can Öztürk'ün olay yerinde gazeteci olarak haber takibi yaptığını belirterek beraatini istedi ve cezalandırmaya yeterli kesin delil bulunmadığını söyledi.
14 öğrenciye hangi cezalar talep edildi?
Savcı, öğrencilerin kanuna aykırı toplantıya katılma, ihtara rağmen dağılmama ve polislere direnme suçlarından cezalandırılmasını istedi. Öğrenciler suçlamaları reddediyor.
Boğaziçi davasında karar ne zaman?
Duruşma 11 Ocak 2027'ye ertelendi. Haberlere göre kararın bu duruşmada çıkması bekleniyor.
Dava hangi mahkemede görülüyor?
Yargılama İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesi'nde, 15 kişi hakkında yürütülüyor.
KaynakMedyascope (X)T24CumhuriyetBİA Haber MerkeziMevzuat Bilgi Sistemi
Konu dosyasıCeza Hukuku
Haberden alıntı yapıyorsanız aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.



