MLSA: Savcı İki Gazeteciye İftira Suçundan Beraat, Hakaretten Ceza İstedi

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği'nin (MLSA) 4 Kasım 2026'da X hesabından aktardığına göre, MHP Genel Başkanı'nın şikâyeti üzerine TCK'nın 125. maddesindeki hakaret ve 267. maddesindeki iftira suçlamalarıyla yargılanan iki gazetecinin davasının ikinci duruşmasında savcı, iftiradan beraat, hakaretten ise ceza talep etti. Bilgi şimdilik yalnızca bu paylaşıma dayanıyor; mahkemeden ya da Adalet Bakanlığı'ndan bir açıklama yapılmadı, haber başka bir kaynakta da teyit edilemedi.
Savcı mütalaasında iki gazeteci için ne talep etti?
MLSA'nın paylaşımına göre savcı, esas hakkındaki mütalaasında iki gazetecinin iftira suçlamasından beraatini istedi. Hakaret suçlamasında ise cezalandırılmalarını talep etti. Paylaşımda mahkemenin savunma hazırlamaları için süre verdiği de belirtiliyor.
Mütalaanın tam metni, hangi sözün hangi suçlamaya karşılık geldiği, talep edilen ceza miktarı ve bir sonraki duruşmanın tarihi paylaşımda yer almıyor. Bu ayrıntılar doğrulanmadığı için burada yazılmıyor. Mütalaa, mahkemeyi bağlayan bir karar değil, iddia makamının hüküm önerisidir. Hükmü yargılamayı yapan mahkeme verir.
Dava nasıl başladı ve şimdiye kadar hangi aşamalardan geçti?
Dava, MHP Genel Başkanı'nın 12 Haziran 2024'te avukatı aracılığıyla yaptığı suç duyurusuna dayanıyor. Aktarılan bilgilere göre şikâyet, gazetecilerden birinin o dönem sunduğu bir televizyon programında, iki gazetecinin bir cinayet dosyasına ilişkin yayınlarda Genel Başkan ve partisi hakkında söylediği sözlere ilişkin.
Aynı bilgilere göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianame, birkaç kez iade edildikten sonra kabul edildi. İade gerekçeleri arasında RTÜK raporunun alınmaması ve sözlerin birbirinden ayrılarak hangi sözün hangi suçlamaya dayanak yapıldığının belirtilmemesi gösteriliyor. İlk duruşma 20 Ekim 2026'da Ankara 52. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Savcı mütalaa hazırlamak için süre isteyince duruşma 4 Kasım 2026'ya ertelendi. Bu bilgiler MLSA paylaşımının dışındaki kaynaklardan aktarılıyor ve burada ayrıca doğrulanmış değil.
20 Ekim duruşmasında savunma tarafının, suçun yasal unsurlarının oluşmadığını ve sözlerin eleştiri sınırları içinde kaldığını ileri sürerek beraat istediği aktarılıyor. Gazetecilerden birinin de sözlerinin gazetecilik faaliyeti kapsamında olduğunu savunduğu belirtiliyor.
Hakaret ve iftira suçlamaları Türk Ceza Kanunu'nda nasıl düzenleniyor?
Hakaret, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde düzenlenir. Madde, bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil ya da olgu isnat edilmesini veya sövülmesini suç sayar. Dosyaya ilişkin aktarılan bilgilere göre suçlama, maddenin sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakareti kapsayan fıkraları üzerinden kurulmuş (TCK 125/2, 3-a ve 4).
İftira ise 267. maddede düzenlenir. Suçun temelinde, işlemediğini bildiği bir kişiye hukuka aykırı bir fiil isnat ederek hakkında soruşturma ya da kovuşturma başlatılmasını sağlamak vardır. Burada belirleyici olan, isnat edenin fiilin gerçekleşmediğini bildiği hâlde bunu yapmasıdır. Savcının iftira bakımından beraat istemesi, mütalaadaki gerekçe açıklanmadığı için bu unsurla ilgili bir değerlendirmeyi yansıtıyor olabilir, ancak bu bir yorumdur ve teyit edilmiş değildir.
Her iki maddenin ceza aralıkları ve artırım hükümleri güncel mevzuat metninden bu haber için doğrulanmadığından yazılmıyor. Okurlar maddelerin güncel metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilir.
Gazetecilerin ifade özgürlüğü bu davada nasıl tartışılıyor?
Hakaret suçlamalarında yargılamanın temel sorularından biri, sözlerin eleştiri hakkı ve haber verme hakkı sınırları içinde kalıp kalmadığıdır. Anayasa'nın 26. ve 28. maddeleri ifade ve basın özgürlüğünü güvence altına alır. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 10. maddesi de siyasetçilere yönelik eleştirinin genel sınırlarının sıradan kişilere göre daha geniş olduğu yönünde bir yorum çizgisi ortaya koyar. Mahkeme bu ölçütleri dosyadaki somut sözlere uygulayacak.
Savunma bu nedenle sözlerin hangi bağlamda söylendiği, RTÜK raporunun içeriği ve sözlerin tek tek değerlendirilip değerlendirilmediği üzerinde duracaktır. İddianamenin iade gerekçelerinde de benzer eksikliklerin sayıldığı aktarılıyor.
Süreç bundan sonra nasıl işleyecek?
Mahkeme savunma için süre verdiğine göre sıradaki aşamada sanıklar ve müdafileri savcının mütalaasına karşı esas hakkındaki savunmalarını sunacak. Ardından mahkeme hüküm kuracak. Hüküm; beraat, mahkûmiyet ya da kanunda öngörülen diğer kararlardan biri olabilir. Mahkûmiyet hükmü verilirse bu karara karşı kanun yolları açıktır ve karar kesinleşmeden infaz edilmez.
Duruşmanın kesin tarihi paylaşımda belirtilmediği için bu haberde yazılmıyor. 20 Ekim tarihli haberlerde avukatların ek savunma sunmayacaklarını söylediği aktarılmıştı. 4 Kasım'da süre verildiği yönündeki bilgiyle bu durum arasında bir fark görünüyor. Bunun nedeni duruşmada tavrın değişmesi ya da aktarımdaki eksiklik olabilir. Ayrıntılar, mahkeme tutanağı ya da taraflardan gelecek açıklamalarla netleşecek.
Sanıklar hakkında henüz bir mahkûmiyet kararı yoktur ve masumiyet karinesi geçerlidir. Savcının talebi iddia makamının görüşüdür. Gelişmeler resmî kaynaklardan ya da ikinci bir haber kaynağından teyit edildikçe haber güncellenecektir.
Merak edilenler
Savcı iki gazeteci için ne talep etti?
MLSA'nın aktardığına göre savcı, iftira suçlamasından beraat, hakaret suçlamasından ise ceza istedi. Bu bilgi yalnızca MLSA paylaşımına dayanıyor.
Gazeteciler hangi suçlamalarla yargılanıyor?
TCK'nın 125. maddesi kapsamında hakaret ve 267. maddesi kapsamında iftira suçlamalarıyla yargılanıyorlar. Henüz mahkûmiyet kararı yoktur.
Davayı kim açtırdı, süreç nasıl başladı?
Aktarılan bilgilere göre dava, MHP Genel Başkanı'nın 12 Haziran 2024'te avukatı aracılığıyla yaptığı suç duyurusuna dayanıyor.
Mütalaadan sonra ne olacak?
Sanıklar mütalaaya karşı esas hakkında savunma yapacak, ardından mahkeme hüküm verecek. Sonraki duruşma tarihi doğrulanamadı.
KaynakMLSA (X)Mevzuat Bilgi Sistemi
Konu dosyasıCeza Hukuku
Haberden alıntı yapıyorsanız aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.



