Görev Yeri Değişen İşçiye Yargıtay'dan Tespit Davası Yolu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, görev yeri değiştirilen ve ücreti düşürülen bir işçinin açtığı davada Bölge Adliye Mahkemesi'nin ret kararını bozdu; karar 29 Ekim 2026'da haber kuruluşlarına yansıdı. Haberlere göre Yargıtay, işverenin nakil işleminin doğrudan iptaline karar verilemese de hukuki yarar bulunması halinde işlemin hukuka aykırı olduğunun tespit edilebileceğini değerlendirdi. Kararın esas ve karar numarası ile tam metni kamuya açık kaynaklarda yer almıyor.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin görev yeri kararı neyi içeriyor?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi'nin davanın reddine ilişkin kararını bozdu. Aktarılanlara göre dairenin dayanağı, nakil işleminin iptali yerine hukuka aykırılığın tespitini isteme imkânıdır. Daire, somut olayda işçinin tespit talebinin kabul edilmesi gerektiğini değerlendirdi.
Paylaşımların bir kısmında karar "emsal" diye nitelendi. Ancak haberlerdeki bilgiler, değerlendirmenin somut dosyaya dayandığını gösteriyor. Kararın her görev yeri değişikliği için genel bir sonuç doğurup doğurmadığı, gerekçeli karar metni görülmeden kesin biçimde söylenemez. Karar metni bu çalışmada incelenemediği için aşağıdaki anlatım haber kaynaklarına dayanıyor.
Davaya konu olay nasıl gelişti?
Haberlere göre işçi, çalıştığı işyerinden yaklaşık 400 kilometre uzaktaki başka bir işyerine gönderildi. Bir süre sonra görev yeri yaklaşık 600 kilometre uzağa değiştirildi ve ücreti düşürüldü. Olayın geçtiği yer olarak bazı haberlerde Bursa anılıyor; mahkeme ve tarih bilgisi kaynaklarda net değil.
İşçi dava açtı. İş Mahkemesi, rızası dışında yapılan naklin çalışma koşullarında esaslı değişiklik oluşturduğuna hükmederek davayı kabul etti ve işçi eski görevine iade edildi. Aktarıldığına göre işçinin eski göreve başlamasından yaklaşık üç ay sonra İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı kararıyla başka bir kente yeniden atanması üzerine ikinci bir dava açıldı.
İşveren ikinci davada hangi savunmayı yaptı?
Şirket avukatı, atamanın idari işlem ve işletmesel karar niteliğinde olduğunu savundu. Bu nedenle uyuşmazlığın idare mahkemelerinin görev alanında bulunduğunu, işletmesel kararın yerindeliğinin de yargısal denetime konu edilemeyeceğini ileri sürdü. Bu, haberlerde aktarılan bir savunmadır ve mahkemelerce kabul edilmiş bir tespit değildir.
Bölge Adliye Mahkemesi ise 4857 sayılı İş Kanunu'nda, işverenin yönetim hakkı kapsamında yaptığı iş ya da işyeri değişikliğinin iptali için özel bir dava türü düzenlenmediği gerekçesiyle davayı reddetti. Yargıtay bu ret hükmünü bozdu.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi görev yeri değişikliğinde ne söylüyor?
İş Kanunu'nun 22. maddesi, işverenin çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik yapmak istemesi halinde izlenecek usulü düzenler. Buna göre değişiklik işçiye yazılı olarak bildirilir. Bu şekle uymayan ve işçi tarafından altı iş günü içinde yazılı kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişikliği kabul etmezse, işverenin değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını ya da fesih için başka geçerli bir neden bulunduğunu ispatlaması gerekir. Madde metni, yayımlanan en güncel hâliyle mevzuat.gov.tr üzerinden okunabilir.
Öğretide ve Yargıtay uygulamasında, işverenin yönetim hakkı kapsamında kalan ve geçerli nedene dayanan değişiklikler genellikle esaslı değişiklik sayılmaz. Esaslılığın ölçütü ise işçinin durumunun ağırlaşmasıdır. Mesafe, ücret ve çalışma düzeni gibi unsurlar bu değerlendirmede ağırlık taşıyabilir. Her dosya kendi koşullarıyla incelenir.
Tespit davası ile iptal davası arasındaki fark ne?
İptal davası, bir işlemin hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmayı amaçlar. Haberlere göre Yargıtay, iş hukukunda nakil işleminin doğrudan iptalinin mümkün olmadığı görüşünden hareket etti. Tespit davası ise bir işlemin ya da hukuki ilişkinin hukuka uygun olup olmadığının mahkemece belirlenmesini ister. Genel olarak bu davanın açılabilmesi için davacının hukuki yararının bulunması aranır.
Uygulamada tespit hükmü, işçinin işlemin kendisini bağlamadığını ileri sürmesine ve buna dayanan alacak ya da hak taleplerini ortaya koymasına zemin hazırlayabilir. Bunun kapsamı dosyadaki somut taleplere göre belirlenir.
Karar sonrası süreç nasıl işleyecek, işçiler ne yapmalı?
Yargıtay bozma kararı, uyuşmazlığı sona erdirmez. Bozma sonrası dosyanın ilgili mahkemeye dönmesi ve bozma gerekçesi doğrultusunda yeniden karar verilmesi beklenir. Sonuç, yeniden yapılacak yargılamada belli olacak. Henüz kesinleşmiş bir nihai hüküm bulunmuyor.
Görev yeri ya da çalışma koşulları değiştirilen işçiler açısından kanun metni, yazılı bildirim ve altı iş günlük süre kuralını öne çıkarır. Bildirimin içeriği, nakil gerekçesi, uzaklık ve ücret kaybı gibi belgelerin korunması ileride yapılacak değerlendirmeler için önem taşır. Hangi başvuru yolunun uygun olduğu dosyanın özelliklerine göre farklılaşabileceğinden, tarafların süre ve usul konusunda güncel mevzuata ve gerekçeli karara bakması gerekir.
Konu A Haber'in X hesabından 29 Ekim 2026'da 10.55'te paylaşıldı. İş mahkemelerinde işverenin yönetim hakkının sınırı tartışmasının sürdüğü bu alanda, kararın gerekçeli metninin yayımlanması kapsamını netleştirecek.
Merak edilenler
Yargıtay görev yeri kararında ne dedi?
Haberlere göre Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, nakil işleminin iptali mümkün olmasa da hukuki yarar varsa hukuka aykırılığın tespit edilebileceğini belirterek BAM'ın ret kararını bozdu.
İş Kanunu m.22 neyi düzenler?
Çalışma koşullarında esaslı değişikliğin işçiye yazılı bildirilmesini ve işçinin altı iş günü içinde yazılı kabul etmemesi halinde işçiyi bağlamayacağını düzenler.
Yargıtay kararı kesinleşti mi?
Hayır. Bozma sonrası dosya ilgili mahkemeye dönecek ve bozma gerekçesine göre yeniden karar verilecek.
Karar her işçiyi kapsıyor mu?
Kapsamı gerekçeli karar metnine bağlı. Haberlerdeki değerlendirme somut olaya dayanıyor.
KaynakA Haber (X)Bursa HakimiyetNET HABERCumhuriyetMemurlar.netMevzuat Bilgi Sistemi
Konu dosyasıİş Hukuku
Haberden alıntı yapıyorsanız aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.



